pomak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pomak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2009 Salı

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

ceviz hakkında pek çok bilgi




Ceviz Hakkında


1. GİRİŞ


Ceviz (Juglans regia L.), botanikte Dicotiledoneae sınıfı Juglandales takımı, Juglandaceae familyası ve Juglans cinsinde yer alır. Juglans cinsi içerisinde günümüzde özellikleri belirlenen 18 türden en önemlisi ve üstün meyve kalitesi ile ceviz denildiğinde ilk akla gelen, “Anadolu cevizi”, “İran cevizi” ve “İngiliz cevizi” olarak da adlandırılan J. regia’ dır.


Yabani formdaki ceviz türleri dünyanın birçok yerinde yayılma alanı bulmuştur. Ancak, cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan bölgesi, bazılarına göre ise Çin’dir. Bunlara karşılık daha büyük bir çoğunluk ise cevizin anavatanı olarak çok daha geniş bir alanı göstermektedirler. Bunu savunan gruba göre ceviz Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve Kore’ ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.


Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan Anadolu cevizi (Juglans regia L.) çeşitli göçler ve ticaret kervanları vasıtasıyla doğal yayılma alanı dışına da götürülmüş olup, bugün tropik bölgeler dışında hemen hemen dünyanın her yerinde yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü durumundadır. Yakın bir geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip etmekteydi Fakat ceviz yetiştiriciliğine 1867′de cevizle başlayan ABD, bütün bu ülkeleri geride bırakarak ceviz yetiştiriciliğinde ve dış satımında en önemli ülke konumuna gelmiştir.


Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu, birçok meyve türünde olduğu gibi cevizin de anavatan bölgeleri arasında yer almıştır. Anadolu, günümüze kadar yapılan yetiştiricilik sonucunda, sayıları 4.5 milyonu aşan bir ceviz ağacı varlığına sahip olmuştur.


Her yöresi kıymetli ceviz tiplerine sahip olan ülkemizde bu zengin kaynağın başlıca iki önemli avantajı bulunmaktadır. Birincisi, sahip olduğu 5 milyondan fazla ağaçla elde edilen yaklaşık 120 bin tonluk ceviz üretimi, ülkemizi dünya sıralamasında üçüncü sıraya yerleştirmiştir. Fakat üretilen bu miktarın ancak %1- 2’sinin dış satıma gitmesi ve dolayısıyla ülkemizin dünya ceviz dış satım sıralamasında son sıralarda yer alması da olumsuz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumun tek nedeni üretimimizin standart çeşitlerle değil de tamamen tohumdan yetişen ağaçlarla yapılması ve hiç bir kültürel uygulamanın yapılmamasıdır.


Tohumdan yetişen her bir ağacın farklı özelliklere sahip olması, dolayısıyla standartlara uygun miktarda ürünün temin edilememesi dış satımımızı zorlaştıran en önemli neden olarak ortaya çıkmaktadır. Anadolu’nun mevcut ceviz varlığının ikinci avantajı ise, çok geniş bir genetik varyasyona sahip olduğundan ıslah çalışmaları için zengin bir kaynak olmasıdır. Bu varyasyon ıslah çalışmalarının uygun yöntemlerle daha kısa bir zamanda başarıya ulaşmasına imkan vermektedir.


2. CEVİZİN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ


Ceviz sağlık ve beslenme bakımından çok önemli bir meyve türüdür. Genel olarak cevizde %3.5 su, %15- 30 protein, %55- 77 yağ, %1.5- 3 kül, ve %5- 15 oranında da karbonhidrat (ağırlık selüloz) bulunmaktadır. Ayrıca cevizin meyvesi, Ca, P, Mg, Fe, Na, K gibi mineral maddeler bakımından zengin olduğu gibi A, B1, B2, B6, C vitaminlerini de içermektedir. 1 kg ceviz yaklaşık 7.000 kalori enerji sağlamaktadır.


Ceviz çok değişik şekillerde tüketilmektedir. Çerez olarak, pasta ve bisküvi sanayinde, parfüm sanayinde, reçel, helva yapımında, boya, tanen, plastik ve kauçuk endüstrisinde, yağ olarak, ilaç sanayinde, sucuk, samsa, pestil yapımında tüketilmektedir. Ayrıca kerestesinin son derece kıymetli olmasından dolayı da oymacılıkta bu yönde aranan materyallerin başında ceviz gelmektedir.


Başta A.B.D. olmak üzere bir çok ülkede son yıllarda yapılan araştırmalarda bazı kalp rahatsızlığı olan hastalara özellikle ceviz önerilmektedir. Kalp ve kolesterol bakımından bazı sağlık problemleri olan kişilere cevizin iyi gelmesi son yıllarda cevizin önemini daha da artırmıştır


3. CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ


3.1. Ağaç Yapısı ve Kök:

· Cevizler hızlı büyüyerek 25- 40 m’ye kadar boylanır ve bir ağaç 300- 500 m2 lik bir alanı kaplayabilir.

· Ceviz ağaçları genelde “yayvan” taç şekline sahiptir. “yarı dik ve dik” yapıda da taç şekli görülür.

· Cevizler kazık köklü olup kılcal kök bolca bulunabilir. Kökler 3-5 m derinliğe kadar uzayabilir.


3.2. Gövde ve Dallar

· Gövdede dallanma genelde toprak yüzeyinden 1-2 m yükseklikten başlar.

· Gövde çevresi 5- 6 m ye kadar gelişebilir.

· Gençlik yıllarında düzgün yüzeyli ve gümüşi renkte olan gövdede çok ileri yaşlarda renk koyulaşır (gri-siyah) ve kabukta uzunluğuna çatlaklar oluşur.

· Sürgünler, tüysüz, parlak zeytin yeşili veya esmer renktedir.


3.3.Yapraklar ve Gözler

· Yaprak; uzunca bir sap üzerinde karşılıklı dizilmiş ve sayıları 5-13 arasında değişen yaprakçıktan meydana gelir.

· Yaprakçıklar geniş elips şeklinde ve tam kenarlıdır. Uçları sivricedir ve boyları 6-12 cm arasında değişir. Rengi parlak yeşil olup gövde üzerlerinde helezonik şeklinde dizilmişlerdir.

· Gözler dal uçlarında ve yaprak koltuklarında (1-3 adet) olup, koyu esmer renklidirler. Uç gözler iridir. Yaprak koltuklarında bulunan gözlerden iri olanı sürer ve odun dalını meydana getirir.

· Verimli olmayan çeşitlerin sadece uç tomurcuklarından meydana gelen sürgünlerin ucunda dişi çiçek vardır. Oysa verimli çeşitlerin hemen hemen bütün tomurcuklarında (yaprak tomurcukları da dahil) dişi çiçek meydana gelir.


3.4. Çiçek Yapısı ve Döllenme Biyolojisi

Cevizlerde çiçekler monoik yapıdadır. Yani erkek ve dişi çiçekler aynı ağaç üzerinde fakat farklı yerlerde bulunur. Cevizlerde tozlanma rüzgar yardımıyla gerçekleşir
















3.4.1. Erkek Çiçekler
CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ - Şekil 2

Erkek çiçekler bir önceki gelişme döneminin sürgünleri üzerinde bulunan yan tomurcukların ilkbaharda gelişmesiyle meydana gelen 5- 20 cm boyundaki yeşil renkli ve aşağı doğru sarkık püsküller (kedicik) üzerinde meydana gelirler (Şekil 1). Olgun bir ceviz ağacı 5000- 6000 adet püskül üretebilir. Ayrıca bir ağacın çiçek tozu (polen) üretme kapasitesi yaklaşık 10 ile 100 milyar arasında değişebilir.
3.4.2. Dişi Çiçekler


CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ - Şekil 1
İlkbahar gelişme döneminde sürgünlerin ucunda meydana gelen dişi çiçeklerin sayısı 1- 26 arasında değişebilir (Şekil 2). Dişi çiçekte 4 perianth yaprağı ile braktecikler ovaryum ile kaynaşmıştır. Çanak yaprak sayısı 3- 6 arasında olup taç yaprak yoktur. Stigma girintili çıkıntılıdır, yumurtalıkta bir tohum taslağı bulunur. Yumurtalık dış duvarı meyvenin dışındaki yeşil kabuğu meydana getirirken, sert kabuk yumurtalık iç duvarlarının sertleşmesinden meydana gelir. Ceviz içi, embriyo ve tohum kabuğundan oluşan tohumdur. Yenen kısım doğrudan doğruya kendisidir.

4. CEVİZİN EKOLOJİK (İklim ve Toprak) İSTEKLERİ


4.1. İklim

Cevizler kış ve ilkbahar aylarında soğuklama gereksinimini karşılayacak kadar soğuk; ilkbahar ve yaz aylarında normal büyüme ve olgunlaşmayı sağlayacak ölçüde sıcak (25- 350C) isterler. 400C den yüksek yaz sıcaklıkları ceviz yeşil kabuğunda yanmalara ve ceviz içinde büzüşmelere yol açabilmektedir. Ceviz bitkisi genelde –200Cden düşük sıcaklarda zarar görmekteyse de –400C’ye kadar dayanabilen çeşitler vardır. Bunun yanında tomurcuk döneminde –10C, tam çiçeklenme dönemindeki –30C ve küçük yeşil meyve döneminde –10C den düşük sıcaklıklar zararlı olabilmektedir. Soğuklardan zararlanma konusunda düşük sıcaklığın derecesi, düşme hızı, süresi gibi etkenler önemli rol oynar. Ceviz çeşitlerinin soğuklama gereksinimi +7.20C nin altında 500- 2000 saat arasında değişir. Düzenli bir ürün için cevizlerde soğuklama gereksiniminin karşılanması gerekmektedir.


Ceviz yetiştiriciliği açısından yıllık toplam en az 500 mm yağış yeterli olmakla birlikte bu yağışın düzenli olması önemlidir. Meyvelerin normal gelişebilmeleri için yazın toprakta yeterli suyun bulunması gerekir. Bunun yanında çiçeklenme dönemindeki yağmurlar ve aşırı rüzgarlar özellikle tozlanma-döllenme bakımından olumsuz bir durum ortaya çıkarabilir.


4.2. Toprak

Ceviz 2- 4 m derinliğe kadar inebilen güçlü bir kök sistemine sahiptir. Bu yüzden toprak derinliğinin az olduğu yerlerde yetiştiricilik bakımından sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Yetiştiricilik bakımından ileride sorunlarla karşılaşmamak için toprak derinliğinin en az 2 m olması ve toprağın geçirgen olması gerekir.

Toprak pH sı 6- 7 dolayında olmalı ve toprakta alkalilik ve tuz sorunu bulunmamalıdır.

Toprak iyi drenajlı, geçirgen, organik maddece zengin ve havadar olmalıdır. Toprağın su tutma kapasitesinin yüksek olması ceviz yetiştiriciliği açısından önemlidir. Ancak ceviz toprak bakımından çok seçici bir meyve türü de değildir.


5. CEVİZİN ÇOĞALTILMASI5.1. Generatif (Tohumla) Çoğaltma

Tohumla yapılan çoğaltmalarda meydana gelen yavru bitkiler, ana bitkinin hemen hemen hiçbir özelliğini taşımazlar. Bu nedenle cevizlerde tohumla çoğaltma, anaç veya çöğür eldesi ve ıslah çalışmaları dışında, genetik açılım nedeniyle, tercih edilen bir çoğaltma yöntemi değildir.


5.1.1. Tohumlarda Aranacak Özellikler

Tohum olarak kullanılacak cevizler;


* Dolgun olmalı

* Gelişmeleri tam olmalı

* Sağlıklı ve iyi gelişmiş ağaçlardan alınmalıdır

* Herhangi bir nedenle zarar görmüş meyveler tohumluk olarak kullanılmamalıdır.


5.1.2. Tohumların Katlanması

Tohumların soğuklama gereksinimlerini karşılamak, engelleyici etmenleri gidermek, tohum kabuklarını yumuşatmak, embriyonun su ve oksijen alımını kolaylaştırarak çimlenme güçlerini artırmak ve çabuklaştırmak amacıyla nemlendirilmiş ortamlarda saklanmalarına katlama denilmektedir. Tohumların katlanmasının genel avantajı, tohum çimlenmesine engel olan etmenlerin etkilerini gidererek erken ve düzenli bir çimlenmenin sağlanmasıdır.

Katlama başlangıcı yetiştiriciliğin yapılacağı yerde toprağın tava gelme durumuna göre tayin edilir.

Katlamada bir insanın kolayca taşıyabileceği büyüklükte kasalar (meyve sebze kasaları gibi) kullanılabilir. Bu kasaların tabanına delikleri örtebilecek irilikte çakıl konduktan sonra üzerine düzgün bir şekilde katlama kumu (inşaat kumu) serilir. Bu kumun üzerine tohumlar tek tek dizilerek ekilir. Sonra tohumların üzeri kumla iyice örtülür, daha sonrada bir sıra tohum bir sıra kum olacak şekilde kasa doluncaya kadar devam edilir. Katlama işlemi tamamlandıktan sonra en üste konacak kumun kalınlığı diğerlerinden biraz daha fazla olmalıdır. Kasa dolduktan sonra kum süzgeçli kovalarla nemlendirilir. Daha sonra bu katlama kasaları sıcaklığı 0- 80C arasında değişen serin bodrum, adi depo vb gibi ortamlara alınırlar.

Cevizlerde tohumların katlanma süresi, çeşide göre, 60- 90 gün arasında değişir. Tohumun sert kabuğu çatlayıp kök ucu göründüğü zaman katlamaya son verilir. Tohumlar toprağa kendi büyüklüğünün iki katı kadar derinliğe ekilirler. Tohum ekiminden sonra çöğürlerin iyi bir gelişme gösterebilmesi için çöğür parsellerinde başta yabancı ot temizliği olmak üzere, sulamaya özen göstermek gerekir.

Çöğürlerin sökümünden bir süre önce, dinlenme döneminde kazık köklerin kesilmesi, saçak kök oluşumunu geliştirerek şaşırtmada tutma başarısını artırır.


5.2. Vegetatif Çoğaltma

Genetik açılım nedeniyle tohumla çoğaltmanın yapılamadığı cevizler vegetatif yollarla çoğaltılır. Cevizlerde aşı tutmasının zor olmasına rağmen günümüzde geçerliliğini koruyan vegetatif çoğaltma metodu aşı ile çoğaltmadır.

5.2.1. Aşı ile Çoğaltma

5.2.1.1. Aşı Başarısına Etki Eden Faktörler


Sıcaklık: Ortam sıcaklığının 23- 300C arasında olması, cevizlerde aşı başarısının arttırmaktadır.

Nem: Ortamın nemli olması aşıda başarıyı olumlu yönde etkilemektedir.

Aşıcının deneyimi: Cevizlerde aşı başarısı öteki meyve türlerine göre genelde daha düşük olduğu için aşı yapan kişinin deneyimi ve becerisi aşı başarısında çok önemlidir.

Aşıda kullanılan malzemeler: Kullanılan malzemeler kaliteli olmalıdır. Örneğin bıçak yüzeyi çok düzgün ve tek darbede kesecek şekilde çok keskin olmalıdır. Aşıyı sarmak için tercihen pamuk ipliği ya da aşı bandı kullanılmalıdır.

Kalem: Sağlıklı ve iyi gelişmiş yıllık sürgünler aşı kalemi olarak alınır. Kalem üzerindeki sürmemiş gözler (tercihen 2. ile 5. gözler arası) aşıda kullanılır. Kesilen kalemler, saklanma ve de aşı yapılma sırasında mutlaka nemli bir ortamda muhafaza edilmelidir.

Aşı zamanı: Aşıda başarıyı artıran en önemli faktörlerden biri de aşı zamanı olup, gerek fidanların gerekse aşı gözü alınacak sürgünlerin kabuğunu en kolay bıraktığı zaman en uygun aşı zamanıdır. En uygun aşı zamanını belirlemek için şu yöntem uygulanabilir; aşı sürgünü üzerindeki kabuk kaldırıldığında, gözün altında kalan büyüme noktası kabukta kalıyorsa bu göz için aşı zamanı gelmiş demektir. Ancak büyüme noktası sürgünde yani odun dokusunda kalıyorsa bu göz için aşı zamanı geçmiş demektir. Bu durumda kabuktaki gözün altında bir boşluk meydana gelmiş olur. Aşı yapıldığı zaman kabuğun altında meydana gelen bu boşluktaki hava, aşı gözü ve çevresinin siyahlaşıp kurumasına neden olur. Bu şekildeki gözler aşıda tercih edilmezler. Bir bölgede göz aşılarının yapılmaya başlanmasını tayin eden en önemli pratik kriterlerden bir başkası da o bölgede ekinlerin biçilmeye başlandığı zamandır. Yani bir bölgede ekinlerin biçilmeye başlandığı zaman, o bölge için cevizlerde göz aşılarının yapılabileceği zaman anlamını taşır.


5.2.1.2. Cevizlerin Çoğaltılmasında En Çok Kullanılan Aşılar:

Göz Aşıları;


* T-Göz Aşısı

* Yama Göz Aşısı

* Kabuk Yama (Yüksük) Göz Aşısı

* Yongalı Göz Aşısı

* Yeşil odun Göz Aşısı


Cevizlerde en çok kullanılan ve en çok başarılı olan göz aşıları “T göz” aşısı (Şekil 15) ve “Yama göz” aşısıdır.

Kalem Aşıları;


* Yan Aşı

* Yarma Aşı*

* Kakma Aşı

* Kabuk Aşı (Şekil 16)

* Dilcikli Aşı*(Şubat ortaları veya Mart başlangıcında yapılır. Şekil 17)

* Dilciksiz Aşı

* Şerit Aşı

* Çoban Aşı

* Kama Aşı


* Cevizlerde en çok kullanılan ve başarılı olan “dilcikli aşı” ve çeşit değiştirme aşısı olarak ta en çok “yarma aşı” kullanılmaktadır.


5.3. Ceviz Anaçları


Cevizlerde anaç olarak aşağıdaki türler kullanılabilmektedir.


1. J. hindsii

2. Paradox (J. hindsii X J. regia)

3. J. regia

4. Royal (J. nigra X J. hindsii)

5. J.Major


Cevizlerde değişik anaçlar kullanılmaktaysa da en çok kullanılan ve tercih edilen anaç Anadolu cevizinin (J. regia L.) kendi anacıdır.






Şekil 15. CEVİZLERDE “T” GÖZ AŞISININ YAPILIŞI



sekil15_1.jpg


sekil15_2.jpg








Şekil 16. CEVİZLERDE KABUK (Texas) AŞISININ YAPILIŞI


sekil16.jpg









Şekil 17. CEVİZLERDE DİLCİKLİ İNGİLİZ AŞISININ YAPILIŞI


sekil17.jpg

6. BAHÇE KURMA VE YILLIK BAKIM İŞLERİ

6.1. Bahçe Kurma

Çok uzun yaşayan ve aşı ile çoğaltılması oldukça zor olan cevizde, bahçe kurmadan önce bölgenin ekolojik özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Ceviz kışları çok aşırı ve sürekli düşük sıcaklığın hakim olduğu bölgeler ile yazları çok aşırı sıcak olan yerlerde yetiştirilmemelidir.

Cevizler derine inen güçlü bir kök sistemine sahip oldukları için toprak derinliğinin en az 2- 2.5 m olması ve geçirimsiz katmanların olmaması gerekir. Yetiştiricilik yapılacak bölgenin topraklarında fazla alkalilik ve tuzluluk sorunları bulunmamalıdır.


6.2. Çeşit seçimi

Cevizlerde erkek ve dişi çiçeklerin farklı zamanlarda olgun hale gelme durumu (dichogamy) yaygındır. Bu durumda erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan homogam tip ve çeşitler yanında erkek çiçekleri önce olgunlaşan (protandry) ve dişi çiçekleri önce olgunlaşan (protogyny) çeşitler bulunmaktadır. Bundan dolayı ceviz bahçesi kurarken mutlaka ya erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan (homogamy) bir çeşit yada erkek ve dişi çiçeklerinin olgunlaşması aynı döneme gelen birden fazla çeşit ile karışık bir dikim tercih edilmelidir.


6.3. Dikim

Dikim aralıkları ekolojik ve bakım koşullarına göre değişirse de cevizlerde en ideal dikim aralıkları; 12 x 12 m, 10 x 10 m, 10 x 8 m veya 8 x 8 m’dir.


Fidanların dikimleri dinlenme döneminde (yaprak dökümünden itibaren) yapılmaya başlanır ve gözler uyanıncaya kadar devam eder. Fidanların sökümü çok dikkatli bir şekilde yapılarak köklerin zarar görmemelerine özen gösterilmelidir. Dikim sırasında fidanlarda özellikle kök budaması yapılmalıdır. Dikim çukurları en az 60- 70 cm genişlikte ve 80- 100 cm derinlikte açılmalıdır. Fidanlar aşı noktaları toprak üstünde kalacak şekilde dikilmeli ve çukurlar bahçedeki üst toprak ile doldurulmalıdır. Dikimden hemen sonra fidanlara can suyu verilmelidir. Dikim yapıldıktan sonra, ilerideki kereste durumu da düşünülerek, fidan gövdeleri toprak yüzeyinden yaklaşık 1- 1.5 m yukarıdan kesilmeli ve taçlandırma budaması yapılmalıdır. Bundan sonra bölgedeki hakim rüzgarlar göz önünde tutularak fidanlar hereklere bağlanmalıdır. Yazları sıcak ve kurak olan bölgeler ile su kaynağı az olan yerlerde dikimden sonra su kaybını önlemek amacıyla yabancı ot veya hububat saplarıyla malçlama yapmak yerinde olur.


6.4. Toprak işleme

İlkbahar aylarında toprak tava geldiğinde derin bir sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işleme toprağın havalandırılması yanında yabancı ot kontrolünün sağlanması bakımından da çok önemlidir. Yaz aylarında da duruma göre yabancı ot kontrolü bakımından toprak işleme yapılabilir. Sonbahar aylarında pullukla yapılacak sürüm, yağmur ve kar sularının toprağa işlemesi ve toprakta tutulması bakımından önemlidir. Toprak işlenirken köklerin yaralanmamasına özen gösterilmelidir.


6.5. Sulama

Ceviz ağaçları iri yapılı ve yaygın dallanma gösterdikleri için geniş bir yaprak yüzeyine sahiptirler. Bu nedenle terleme ile su kaybı fazla olan cevizlere yeterli suyun sağlanması çok önem kazanmaktadır.


Cevizler için ilkbaharda gelişme, meyvelerin büyüme ve iç doldurma dönemlerindeki su gereksiniminin karşılanması çok önemlidir. Bu dönemlerdeki susuzluk durumları büyüme ve gelişmeyi yavaşlatacağı gibi meyvelerin içlerini yeterince dolduramamalarına neden olacağı için kalite ve verim düşüklükleri meydana gelir.

Sulamada dikkat edilecek en önemli noktalardan biri de suyun etkili kök düzeyine ulaşmasının sağlanmasıdır. Cevizlerde ilk yıllarda, bölgenin ve su kaynağının durumu da göz önüne alınarak haftada 2 kez sulama yapmak gerekir. Sulama şekli olarak karık sulama, salma, damla ve alttan yağmurlama sulama sistemlerinden birisi tercih edilebilir. Cevizlerin sulanmasında kimyasal atıklar vb zararlı etmenlerle kirlenmemiş olan her türlü su kullanılabilir.


6.6. Gübreleme

Ceviz, toprakta çok aşırı bir sorun yoksa, gübreleme bakımından çok duyarlı bir bitki değildir. Bununla birlikte, yapısından dolayı, en önemli bitki besin maddesi gereksinimi azot olabilir. Yapılacak toprak analizlerinin sonuçlarına göre toprakta eksik olan besin maddeleri belirli bir program içinde toprağa verilmelidir.


6.7. Budama

Ceviz ağaçları iri ve büyük taç oluştururlar. Ancak bu ağaçlar genelde çok fazla budama istemezler. Bununla birlikte kurumuş ve birbiri içine girmiş dalların çıkarılması ve ağaç tacının içerisine ışığın rahatlıkla girmesini sağlayacak şekilde yapılacak aralama budamaları yararlı olur. Cevizlerde şekil budaması olarak genelde doruk dallı budama sistemi uygulanmakla birlikte budamanın çeşidi ve miktarı, çevreye ve ağaçları yetiştirme amacına bağlı olarak da değişebilir.7.


HASAT ve SONRASI


Cevizlerde hasat, iç ceviz ve yeşil kabuğun olgunlaştığı dönem olarak kabul edilir. Kalin açıldığı ve sert kabuktan ayrıldığı dönem yeşil kabuğun olgunlaşma belirtileridir. İç cevizin olgunluk belirtisi ise; iç ceviz ile sert kabuk arasında bulunan paket dokusunun kahverengileşmeye başladığı dönemdir. Çoğunlukla yeşil kabuk, iç cevizden daha geç olgunlaşır. Hasadın iç ceviz olgunluk zamanında yapılması, bu dönemde iç cevizin açık renkli olması nedeniyle iç cevizin ticari değerini artıracaktır. Ancak yetiştirici eğer hasat yeşil kabuğun olgunlaşma zamanını beklerse çok önemi kalite kayıpları meydana gelebilmektedir.


Cevizlerde hasat zamanına iklimin önemli etkisi olabilmektedir. Serin iklime sahip bölgelerde iç ceviz olgunlaşma zamanı ile yeşil kabuk olgunlaşma zamanı genellikle aynı döneme rastlar. Yüksek nem yeşil kabuğun açılmasını hızlandırır.


Hasat zamanını etkileyen önemli bir faktörde yetiştiriciliği yapılan çeşittir. Örneğin hasadı zamanında ve doğru yapıldığında Chadler ve Serr gibi çeşitler açık renkli iç rengine sahiptirler.


Hasat edilen meyvelerin toplanması, yeşil kabuklarının ayrılması ve meyvelerin kurutulması vs. kalite kayıplarını önlemek açısından mümkün olduğu kadar çabuk olmalıdır.


Güneş altında kalan meyvelerde, uzun süre yeşil kabuğu üzerinde kalan meyvelerde iç renginde bozulmalar görülür.


7.2. Hasat Yöntemleri :

Cevizlerde hasat elle ve mekanik yolla olmak üzere iki metotla yapılmaktadır. Türkiye’de hasat sırıkla ağacın dövülmesi şeklinde yapılırken ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi ülkelerde mekanik yolla yapılmaktadır. Ağacı dövme şeklinde yapılan hasatta başta bir yıl sonraki yılda ürün verecek dallar olmak üzere önemli zararlanmalar meydana gelebilmektedir.


Mekanik yolla hasat; ağacın ana dallarının yada ağaç gövdesinin değişik sarsıcılar ile sarsmak ve meyvelerin ağaç üzerinden yere düşmesini sağlamak şeklinde yapılmaktadır. Bu amaçla değişik sarsıcılar (Kablolu sarsıcılar-Eksantrik sarsıcılar, Poner hareketli sarsıcılar, Pnömatik sarsıcılar vs.) kullanılmaktadır.


7.3. Hasat Sonrası:

Hasattan sonra kalite kayıplarını en aza indirmek amacıyla yeşil kabuk sert kabuktan kolayca ayrılmalı, yani meyveler hemen kavlatılmalıdır. Bazı yörelerimizde yeşil kabuğun yumuşaması ve kolay çıkması amacıyla üzerine naylon, kalın bez ve çuval gibi örtülerle örtülmesi önemli kalite kayıplarına neden olabilmektedir. Bazı ülkelerde kavlatma tamamen mekanik yolla yapılmaktadır.


Pazar değeri açısından için tüm olarak çıkması istenir. Hasadı yapılan meyveler eğer iç olarak pazarlanması söz konusu ise, cevizler daha kurumadan (nemli iken) kırılma işlemine tutulur. Böylece daha kolay bir şekilde için tüm olarak çıkması sağlanır.


Ülkemizde ceviz kırma işlemleri sergenler olarak adlandırılan yerlerde genelde kadınlar tarafından çekiçle vurarak kırmak şeklinde yapılmaktadır. Kırma işleminden sonra cevizler renklerine göre sınıflandırılıp paketleme işlemine tabi tutulur.


7.4. Kurutma:

İç ceviz olarak değerlendirilmeyecek yani kabuklu olarak pazarlanacak meyveler kavlatma işleminden sonra hemen kurutulmalıdırlar. Kurutma işlemi cevizin depo ömrü bakımından çok önemlidir. Bunun için kabuklu ve iç cevizde bulunması gereken en yüksek nem oranları standartlarla belirlenmiştir. Örneğin T.S.E. ye göre kurutulmuş; kabuklu cevizlerde %8, iç cevizde ise %5 nem oranı istenir.


Ülkemizde genelde cevizler dışarıda gölgede kurutulmaktadır. Bazı yörelerimizde ise güneş altında 7- 10 gün bekletilerek kurutma yapılmaktadır. Bu da başta iç renginin koyulaşması gibi çeşitli kalite kayıplarına neden olmaktadır. Bu yüzden bu kurutma şekli yanlıştır. Eğer başka kurutma imkanı yoksa en azından kurutma dışarıda gölge ortamlarda yapılmalıdır. Yani meyveler direkt olarak güneş ışığı altında kurutulmamalıdır. Ancak dünya ceviz üretiminde söz sahibi ülkelerde kurutma tamamen mekanik yollarla yapılmaktadır. Mekanik yollarla yapılan kurutma işlemlerinde, genelde meyveler 30- 350C‘ de 24 saat bekletilmektedirler. Sıcaklığın 400 C’ nin üzerine çıkışı iç kalitesi bakımından istenmez.


7.5. Depolama ve Ambalajlama:

Cevizler yüksek yağ içeriğine sahip meyve olduğu için uygun şartlarda depolanması başta iç meyvenin bünyesindeki yağ bozulmaları açısından önemlidir. Bu yüzden cevizler düşük sıcaklıklarda (0- 40C) ve kuru ortamlarda uzun süre saklanabilirler.


Ambalajlama bir ürünün pazarlanmasında çok önemli bir aşamadır. Bu yüzden ambalajların sağlıklı materyallerle usulüne uygun yapılması gerek kabuklu gerekse iç cevizin pazarlanması açısından tüketicileri cezbetmektedir. Büyük çuvallarla doldurulmuş karışık cevizlerle, hepsi aynı renkte küçük gramajlı ambalajlanmış cevizlerin albenisi arasında çok açık farklılık görülmektedir. Örneğin iç cevizlerin ışık geçirmeyen vakumlu plastik torbalarla yapılması ve etiketlenmesi tüketiciler açısından çok önemlidir.


Hasat ve hasat sonrasındaki dönemlerde işlemlerin doğru yapılması üretici ve dolaysıyla da ülke cevizciliği için çok dikkat edilmesi gereken konuların biridir.


Ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi ülkelerde MODERN HASAT VE SONRASI (belli başlı aşamalar)














































7res_2.jpg
7res_4.jpg
7res_3.jpg
7res_7.jpg
7res_8.jpg
7res_9.jpg
7res_10.jpg
7res_11.jpg
7res_5.jpg
7res_12.jpg
7res_13.jpg
7res_15.jpg
7res_18.jpg
7res_22.jpg7res_21.jpg

8. HASTALIK VE ZARARLILAR

8.1. Hastalıklar

8.1.1. Armillaria Kök Çürüklüğü


Meşe kök çürüklüğü veya mantar kök çürüklüğü olarak da bilinir. Armillaria mellea isimli toprak kökenli bir fungus tarafından oluşturulur. Fungus ceviz ağaçlarının köklerini, kök boğazını ve gövdenin alt kısımlarında infeksiyon yapar. İlk simptomlar küçük klorotik yapraklar, genç yaprak dökümleri ve sürgün uçlarında geriye ölümlerdir. Genel olarak, fungusun infeksiyon yaptığı kök sistemi ya da kök boğazı yönünde simptomlar görülür. Sonuç olarak fungus, ağacın tüm kök sitemini tahrip eder veya alt gövde çevresini bir kuşak gibi sararak ağaç ölümlerine neden olur.

Mücadelesi: Armillaria ile infekteli topraklarda ceviz bahçeleri kurmadan önce koruyucu önlemler alınmalı, fungus infeksiyonuna dayanıklı anaçlar kullanılmalıdır. Dikimden önce pahalı ve zor bir uygulama olmasına karşın methyl bromide ile toprak fumigasyonu yapılması ağaç ölümlerini büyük ölçüde azaltacaktır. Hastalıklı ağaçlar sökülüp, bütün bitki artıklarıyla birlikte araziden uzaklaştırılmalıdır. Hastalıklı ağaçlara yakın olan ve simptom göstermeyen ağaçların da infeksiyon taşıma ihtimali göz ardı edilmemelidir.









8_sekil_1.jpg
Şekil 1. Armillaria kök çürüklüğünün gövededeki durumu

8.1.2. Kök Boğazı Tümörü

Bakteri (Agrobacterium tumefaciens) hastalığıdır. Patojen bitki dokusuna yaralar vasıtasıyla girer ve kök boğazı çevresinde tümör oluşturur. Zaman içerisinde köklerde de tümör oluşumları gözlenir. Tümörlerin merkez kısımları ölür ve odun dokusunun çürümesine yol açan funguslar ve diğer patojenlerin bu noktada oluşan boşluklara yerleşmesine neden olur. Bulaşık genç ağaçların boyları kısa kalır, yaşlı ağaçlarda odun çürümeleri gözlenir.

Mücadelesi: Kök boğazı tümörüyle en iyi mücadele yöntemi fidanların sağlıklı damızlıkların bulunduğu fidanlıklardan temin edilmesi, taşınmaları, araziye dikilmesi ve bütün yetiştiricilik ömürleri boyunca yaralanmalardan kaçınılmasıdır.

Patojenle biyolojik mücadele mümkündür. Dikimden önce, fidanların Agrobacterium radiobacter’in K84 ırkıyla hazırlanmış süspansiyonlarına daldırılmasıyla başarılı sonuçlar alınmıştır.









8_sekil_2a.jpg
Şekil 2a. Kök boğazı tümörü








8_sekil_2b.jpg
Şekil 2b. Kök boğazı tümörünün gövdedeki zararı

8.1.3. Ceviz Yanıklığı

Bakteri (Xanthomonas campestris pv. juglandis) hastalığıdır. Patojen sadece Juglans cinsine ait bitki türlerinde infeksiyon yapar. Kışı uyur gözlerde geçirir, yağmur suları ve yağmurlama sulamayla yayılıp, infeksiyon yaparlar. Ağaçlar bütün büyüme mevsimi boyunca bakteri infeksiyonuna duyarlıdır. Genç sürgünler aktif olarak yeşil renkli ve sulu yapıda oldukları dönem boyunca etmen tarafından infekte edilebilir. Bakteri yaprağın bütün dokularına (parankima, orta damar, yan damarlar, damarcıklar ve yaprak sapı) saldırır. Parankimada birkaç milimetrelik kahverengi-siyah lekeler oluşturur. Sayısız lekeler ve çizgi şeklindeki oluşumlar yaprak yüzeyini tamamen kaplayarak yaprak şekil bozukluklarına ve deformasyonlara neden olur. Meyveler de oluşumlarının başında, çiçek dönemlerinde oldukça duyarlıdır. Yüzeyde küçük, siyah renkli sulu lezyonlar gözlenir.

Mücadelesi: Hastalık etmeniyle mücadele, kışı uyur gözler içerisinde geçirdiği için oldukça zordur. Cevizlerin ilk oluşum dönemlerinde bakırlı preparatlarla koruyucu ilaçlamalar yapılır. Daha önce şiddetli enfeksiyonların görüldüğü ceviz bahçelerinde uygulamalar, kışın ıslak geçen günler göz önüne alınarak belli aralıklarla yapılmalıdır.









8_sekil_3.jpg
Şekil 3. Ceviz yanıklığının neden olduğu zararlanmalar

8.1.4. Ceviz Antraknozu Hastalığı (Gnomonia leptostyla)


Hastalık belirtileri ceviz ağaçlarının yaprakçık, meyve, genç sürgün ve yaprak saplarında görülür. Hastalık, özellikle oransal nemin yüksek olduğu yerlerde ve her yükseltide görülür. Daha çok bir yaprak hastalığı olmasına karşın, yeşil meyve kabuğundan meyve içerisine de geçen hastalık meyvelerin zarar görmesine de neden olur. Hastalık, genç yaprakların yaprakçıkları yarı büyüklüğünü geçtikten sonra enfeksiyon yapmakta ve penetrasyon noktasının çevresinde renk açılmalarına neden olmaktadır. Daha sonra bu kısımlar kahverengine dönüşür. Hastalığın etkisiyle yaz ayı ortalarında erken yaprak dökümü başlar, yoğun olduğu yıllarda tüm yapraklar dökülebilir. Özellikle haziran-temmuz aylarındaki yağışlar ve bu dönemdeki gece-gündüz ısı farkı ile oluşan çiğ nedeniyle hastalık hızla yayılmakta ve belirtileri birden artmaktadır. Mücadelesinde bu husus dikkate alınmalıdır.

Mücadelesi: Enfeksiyon kaynağı olan yere dökülmüş yapraklar sonbaharda toplanıp yakılmalı veya toprağa gömülmelidir. Budama esnasında bulaşık dallar bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Hastalık görülen bahçelerde, tomurcukların yeni patlamaya başladığı, yaprakların yeni oluştuğu dönemde birinci ilaçlama; yapraklarda yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde ikinci ilaçlama; meyvelerin fındık büyüklüğünü aldığı dönemde üçüncü ilaçlama yapılmalıdır.















8_sekil_4a.jpg
8_sekil_4b.jpg
Şekil 4. Ceviz antraknoz hastalığı

8.2. Zararlılar


8.2.1. Elma İçkurdu (Cydia pomonella L.)


Ergini bir kelebek olup, kelebekler gri renkli ve ortalama 10 mm uzunluğundadır. Kelebeklerin her iki kanat ucunda yer alan üçgen şeklindeki koyu leke karakteristiktir. Tırtılları yumurtadan ilk çıktığında 1 mm boyunda, gelişmesini tamamlayan olgun larvalar 15-20 mm boyunda ve beyazımsı pembe renklidir.

Elma içkurdu kışı ağaç gövdelerinde çatlamış kabuklar arasında olgun larva döneminde geçirir. İlkbaharda ergin çıkışları çevre koşullarına bağlı olarak nisan sonu mayıs başında görülür ve yaklaşık bir aylık bir periyoda yayılır. Çıkan erginlerin yumurta bırakabilmesi için akşam alacakaranlık sıcaklığının üst üste iki gün 15C’nin üzerinde olması gerekir. Yumurtalar yapraklara ve meyvelere teker teker bırakılır. Yumurtadan çıkan tırtıllar 4- 8 saat içerisinde meyvelere giriş yapar ve meyve içerisinde beslenir. Larva süresi 30- 40 gün sürer ve zararlı yılda 2- 3 döl verir.

Elma içkurdu cevizin en önemli zararlılarından birisidir. Zararı doğrudan meyvededir ve meyve içerisine giren tırtıllar ceviz içlerini tahrip ederek kalitenin ve erken dökümler sebebiyle verimin düşmesine neden olurlar.

Mücadelesi: Elma içkurdu mücadelesinde kültürel önlem olarak yere dökülen kurtlu meyveler toplanıp derince toprağa gömülmeli, ceviz ağaçlarının kalın dal ve gövdelerine haziran ayı başında oluklu mukavvadan tuzak bantlar sarılarak bunlara gelen larvalar yapılacak kontrollerde imha edilmelidir. Yeni oluşturulacak bahçelerde dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Zararı doğrudan meyvede olması nedeniyle mücadele eşiği düşük olan zararlının etkili doğal düşmanları bulunmakla birlikte, genelde ilaçlı mücadele gerekmektedir. İlaçlı mücadelesinde ise ilaçlama zamanının tespiti önemlidir. Yumurtadan çıkan larvaların meyveye girmeden ilaçla buluşturulması gerekmektedir. Mücadele zamanının belirlenmesinde zararlının ilk ergin çıkışları izlenmekte, bu amaçla eşeysel çekici tuzaklar ve etkili sıcaklık toplamlarından yararlanılmaktadır. Tahmin uyarı yöntemi adı verilen bu yöntemin uygulanamaması durumunda ceviz ağaçlarının fenolojisinden yararlanılmalı ve ceviz meyveleri fındık büyüklüğüne (1.0-1.5 cm çapında) ulaştığında ilaç uygulanmasına başlanmalı ve kullanılan ilacın etki süresine bağlı olarak ikişer hafta arayla üç ilaçlama yapılmalıdır.













8_sekil_5a.jpg8_sekil_5b.jpg8_sekil_5c.jpg
Şekil 5a. Elma içkurduŞekil 5b. Elma içkurduŞekil 5c. Elma içkurdu ergini larvası pupası








8_sekil_5d.jpg
Şekil 5d. Elma iç kurdunun meyveye girişleri








8_sekil_5e.jpg
Şekil 5e. Elma iç kurdunun meyve içindeki tahribatı

8.2.2. Ceviz Yeşil Kabuk Sineği (Rhagoletis completa )


Ceviz Yeşil Kabuk Sineği ergini sarımsı kahverengindedir. Kışı toprakta pupa olarak geçirir ve ergin uçuşları temmuz ayı başında başlar eylül ayı başlarına kadar devam eder. Yumurtalarını gruplar halinde bırakırlar ve yumurtalar ortalama beş günde açılır. Yumurtadan çıkan larvalar yeşil kabuk içerisinde beslenerek kabuk dokusuna zarar verir. Larva süresi çevre koşullarına bağlı olarak 3-5 hafta sürer. İleriki aşamalarda sert kabuğun görünüşünü bozdukları gibi meyve içine de zarar verebilirler. Zararlı yılda bir döl verir.











8_sekil_6a.jpg8_sekil_6b.jpg
Şekil 6a. Yeşil kabuk sineğiŞekil 6b. Yeşil kabuk yumurtaları sineğinin ergini

8.2.3. Yaprakbitleri (Choromaphis juglandicola, Callaphis juglandis)


Ergin bireyler sarı renkli ve 1.5-2.0 mm boyundadır. Cevizde zararlı olan her iki yaprakbiti türünün yaşam çemberi birbirine benzer olup populasyon içerisinde kanatlı ve kanatsız ergin bireylere rastlanabilir. Kışı yumurta halinde geçirirler ve ilkbaharda yumurtalardan çıkan bireylerin tamamı dişi bireylerden oluşur ve yaz boyunca döllemsiz olarak canlı yavru doğurmak suretiyle çoğalırlar. Günlük ışıklanma süresi, sıcaklık, besin durumu gibi faktörlere bağlı olarak sonbaharda yumurta bırakacak bireyler oluşur ve kış yumurtaları bırakılır. Çevre koşullarına bağlı olarak bir yılda çok sayıda döl verirler.

Yapraklarda bitki özsuyu ile beslenen yaprakbitleri ceviz ağaçlarının gelişmesini yavaşlatarak kalite ve verimi olumsuz etkiler. Yaprakbiti yoğunluğunun ilkbaharda yükselmesi durumunda meyve iriliğinde bir düşüş görülürken, yaz aylarında görülecek yüksek yaprakbiti yoğunluğu meyve içlerinin buruşmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda salgıladıkları tatlımsı madde nedeniyle fumajin oluşumuna neden olurlar.

Mücadelesi: Yaprakbiti türlerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmakta ve bunlar zararlıyı genelde baskı altına alabilmektedir. Zararlıya karşı ilaçlı mücadeleye karar verirken yararlı türlerin yoğunluğu dikkate alınmalıdır.


















8_sekil_7.jpg
8_sekil_7c.jpg
Şekil 7. Cevizde zararlı yaprak bitleri

8.2.4. Avrupa Kırmızı Örümceği (Panonychus ulmi)


Avrupa kırmızı örümceğinin ergin dişi bireyleri koyu kırmızı renkli, ortalama 0.8 mm boyunda, yumurtaları kiremit kırmızısı renkte, soğan biçiminde ve üzerinde bir sapçık bulunur. Kışı yumurta döneminde ağaçların dal ve dalcıklarında geçirir. İlkbaharda yumurtadan çıkan larvalar taze sürgünlere geçerek yaprakların bitki özsuyunu emmek suretiyle beslenmeye başlar. Ergin hale geldikten sonra yumurtalarını yaprakların alt yüzeylerine bırakırlar. Beslenme yerlerinde ağ oluşturmazlar. Bir yıldaki döl sayısı 8- 9′u bulur.

Mücadelesi: Avrupa kırmızı örümceğine karşı ilaçlı mücadeleye karar vermeden önce doğal düşmanlarının yoğunluğu dikkate alınmalıdır. İlaçlı mücadelesinde ise yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir akarisit ile uygulama yapılmalıdır.









8_sekil_8a.jpg
Şekil 8a. Avrupa kırmızı örümceğinin








8_sekil_8b.jpg
Şekil 8b. Avrupa kırmızı örümceğinin ergini yumurtası

8.2.5. İki Noktalı Kırmızı Örümcek (Tetranychus urticae)

İki noktalı kırmızı örümcek erginlerinde renk yeşilimsi veya kahverengimsi yeşildir. Yumurtaları açık sarı renkte, şeffaf ve yuvarlaktır. Kışı ergin dişi dönemde ağaçların gövdelerinde ağaç kabuklarının altında, yere dökülmüş yaprak kalıntıları arasında geçirir ve ilkbaharda mart ayından itibaren kışlak yerlerinden çıkarlar. Yaprakların alt yüzeyinde bitki özsuyunu emmek suretiyle beslenir ve ağacın zayıflamasına neden olur. Beslenme yerinde yoğun bir şekilde ağ örer. Çevre koşullarına bağlı olarak yılda 10- 15 döl verebilir.

Mücadelesi: Diğer zararlılara karşı gereksiz ilaç uygulamalarından kaçınılmalıdır. Yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir akarisit ile uygulama gerekebilir.


8.2.6. Kabuklubit ve Koşniller

Cevizlerde zararlı olan kabuklubit ve koşnil türleri, San jose kabuklubiti (Quadraspidiotus perniciosus) ve Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)’dir.

San jose kabuklubitinin ergin dişilerinin kabukları esmer renkli ve 1.7- 2.0 mm çapındadır. Zararlının bulunduğu dalın kabuğundan boyuna bir kesit alındığında kan kırmızısı emgi lekeleri ortaya çıkar. Kışı birinci dönem larva halinde geçirir ve yılda üç döl verir. Ağaçların gövde, dal, yaprakçık, sürgün, tomurcuk ve meyvelerinde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Emgi esnasında toksik madde salgılar ve ağacın zayıflamasına neden olur. Mücadelesinde, budama esnasında zararlı ile bulaşık olan dallar kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalı, bahçe kurulurken temiz fidan kullanılmalıdır. Zararlıya karşı gerekmesi durumunda kış mücadelesi yapılabileceği gibi, erken ilkbaharda ve yaz aylarında da larva döneminde ilaçlamalar yapılabilir.

Kahverengi koşnil ergin dişilerinin kabuk çapı 3.5 mm kadardır ve kahve renklidir. Kışı ağaçların genç dal ve sürgünlerinde ikinci dönem larva halinde geçirir. Yılda bir döl veren zararlı yaprakçık, dal ve sürgünlerde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Aynı zamanda salgıladığı tatlımsı madde nedeniyle fumajin oluşumuna neden olur. Gerek bitki özsuyunu emmesi gerekse fumajin oluşturması nedeniyle ağaçların sürgün ve dalları gelişemez, yapraklar dökülür ve ağacı zayıflatarak verimi olumsuz yönde etkiler. Mücadelesinde koşnil ile bulaşık dallar budama esnasında bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Yoğun olarak bulunan bahçelerde yumurtalarının yarıdan fazlasının açıldığı dönemde larvalarına karşı ilaç uygulaması yapılmalıdır.









8_sekil_9.jpg
Şekil 9. Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)

9. CEVİZLERDE GÖRÜLEN BESİN ELEMENTİ NOKSANLIKLARI









9_cinko.jpg
ÇİNKO NOKSANLIĞI: Yapraklarda küçülme,leke ve kenarlarında dalgalı görünüm.










9_demir_a.jpg9_demir_b.jpg
DEMİR NOKSANLIĞI: Yaprak damarları koyuyeşil olmasına karşın yaprak ayası.sararmış (kloroz) durumdadır.DEMİR NOKSANLIĞI: Normal bir yaprak (solda) ve demir eksikliği bir yaprak demeti (sağda)










9_magnezyum.jpg9_bakir.jpg
MAĞNEZYUM NOKSANLIĞI: Orta damar boyunca (V) şeklinde yeşil alana karşın yaprak kenarlarında belirgin sararma ileriki aşamalarda Kahverengine dönüşen kavrulmaBAKIR NOKSANLIĞI: Sürgün uçlarında ölüm, yapraklarda kavrulma ve döküm. Sürgünlerde gelişen küçük koyu kahverengi yaraların sürgün uçlarında ölümler.










9_potasyum_a.jpg9_potasyum_b.jpg
POTASYUM NOKSANLIĞI: Yaprak kenarlarında soluk ve gri renk yaprak, yaprak altında ortaya çıkmakta ve yapraklar yukarıya doğru kıvrılmaktadır.POTASYUM NOKSANLIĞI: Şiddetli potasyum eksikliğinde yaprak kenarlarında kıvrılma ve kıvrık dokularda kurumuş dokular meydana gelir










9_manganez.jpg
MANGANEZ NOKSANLIĞI: Yapraklarda damarlar arasında başlayan orta damardan kenara doğru ilerleyen sararma şeklinde görülür.

Cevizlerde yukarıda sayılan herhangi bir besin elementi noksanlığı eğer meydana gelirse zaman uygun zamanda uygun yöntemle o eksikliğin giderilmesi gerekir.








18 Ekim 2008 Cumartesi

şiirler



ŞİİR SAYFASI-1






ANADOLU SEVGİSİ

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,

Hele boz dumanlar çekilsin de gör.

Her haftası bayram,her günü düğün,

Hele yaylalara çıkılsın da gör.



Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;

Kağnılar yollarda,yoncalar dizde...

Saydıklarım damla değil denizde,

Hele bir ekinler ekilsin de gör.



Görmedin sen bizim mavi suları,

Karlar eriyince kırar yuları...

Köpük olur beyaz,sel olur sarı;

Hele taştan taşa dökülsün de gör.



Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,

Yolları toz,çamur,evleri kerpiç.

O kirli kabukta,o en temiz iç;

Hele bir yakından bakılsın da gör.



Anlamaz,bilmezsin sen bizim halkı,

Sevgiyi bulasın,yakına gel ki...

Kalıplar gerçeği göstermez belki

Gönül perdeleri sökülsün de gör.


ABDURRAHİM KARAKOÇ








AYRILIK HAVASI



Ben nefret eyledim sizin gerçekten

Yalanı severim, yalanı gayrı

Tiksindim bülbülden, gülden çiçekten

Yılanı severim, yılanı gayrı





Yıllarca boş yere canımı sıktım

Nihayet yol buldum çığırdan çıktım

Beyden efendiden sayından bıktım

Ulanı severim ulanı gayrı





Sapıtmış bu diye beni yeriniz

Hakkımda bin türlü hüküm veriniz

Omuzumda yüktür dirileriniz

Öleni severim öleni gayrı




ABDURRAHİM KARAKOÇ






BAMBAŞKA (6635 Hit)

Doktor, benim derdim bambaşka bir dert;

Ağrıyan yerimi sorma boşuna.

Yazdığın reçete değer mi zahmet?

Kağıtla kalemi yorma boşuna.



Kerem eyle, fayda vermez yardımın;

Tıp ilminde çaresi yok derdimin;

Her tarafı gurbet olmuş yurdumun;

Düşünceme tuzak kurma boşuna.



Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür;

İçimde tarifsiz keder saklıdır

Sökemezsin yaralarım köklüdür;

Merhem sürüp, sargı sarma boşuna.



Dost yolları nakışlandı kanımdan;

Sevdiklerim vergi keser canımdan;

Sükuta muhtacım, ayrıl yanımdan,

İncitip günaha girme boşuna.



Aşk koymuşlar ıstırabın adını;

Alamadım yaşamanın tadını

Yapacaksan eğer bana yardımı,

Öldür kurtar, ilâç verme boşuna.




ABDURRAHİM KARAKOÇ






BAYRAMLAR BAYRAM OLA -1 (14767 Hit)

Güneş yükselmeden kuşluk yerine

Bir adam camiden döndü evine

Oturdu sessizce yer minderine



Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı

Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..



Eli öpüldükçe içi burkuldu

Konuşmak istedi, dili tutuldu

Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu



Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı

Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..



Düşündü kış yakın, evde odun yok

Tenekede yağ yok, çuvalda un yok

Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok



Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını

Adam “evet” dedi, sıktı dişini..



Çalışsa ne iş var, ne cepte para

Dağ oldu içinde büyüyen yara

Dikti gözlerini karşı duvara



Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı

Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..



Döndürse yönünü herhangi dosta

Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta

Aylar, yıllar, günler erirken yasta



Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı

Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BAYRAMLAR BAYRAM OLA -2 (9217 Hit)

Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp

Çocukken gördüğüm bayramlar hani?

Mübarek elleri öpüp, koklayıp

Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?



Hani ya o özlem, hani ya o tad?

Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat

Haftalar öncesi her gün, her saat

Babamdan sorduğum bayramlar hani?



Nur yağan geceler, gündüzler nerde?

Neşe paylaştığım öksüzler nerde?

Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?

Huzura erdiğim bayramlar hani?



Kar çiçeğim solmuş kar yatağında

Can verir ırmağın dar yatağında

Arife gecesi yer yatağında

Üstüme serdiğim bayramlar hani?



Bayram demek takvimdeki yazı mı?

Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?

Açıp yüreğimi, yumup gözümü

Özüne girdiğim bayramlar hani?



Bayram af günüdür, barış günüdür

Bayramlar rahmete giriş günüdür

Bayram, Hak menzile varış günüdür

Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BAYRAMLAR BAYRAM OLA -5 (8435 Hit)

Giden Bayramlardan almadık bir tad

Gardaş bu senenin bayramı nasıl?

Şenay’larda bayram her gün, her saat

Elif’in, Döne’nin bayramı nasıl?



İçinde boğulduk derdin, acının

Uykusu bitmedi şeyhin, hacının

Üç gardaşı şehit veren bacının

Oğulsuz ananın bayramı nasıl?



Neşe topuğumda, elem boyumda

Sen çoğunu anla, ben az deyim de

Kim öldü, kim kaldı garip köyümde

Ya bizim hanenin bayramı nasıl?



Dert deşmek değildir gayem, niyetim

Düşündükçe sızlar kemiğim, etim

Gelini dul kalmış, torunu yetim

Ak saçlı ninenin bayramı nasıl?



Hangi eller sürer suçluyu suça

Güdümlü başların destesi kaça

Kimler zorlanıyor gönülsüz göçe

Boş kalan binanın bayramı nasıl?



İşkence altında ezilir canlar

Masum yiğitlerle dolu zindanlar

Ses verin mezardan ulu sultanlar

Yusuf-u Kenan’ın bayramı nasıl?



Bizden sandığımız bize yabancı

Görünen simalar göze yabancı

Kabukta bayram var, öze yabancı

Söyleyin, mânânın bayramı nasıl?



Sabahtan haber yok, ufuklar kara

Semerkant kan ağlar, yanar Buhara

Keşmir, Kâbil, Kerkük hasret bahara

Kudüs’ün, Sina’nın bayramı nasıl?



Ayşe’nin bayramı gözyaşı, firak

Sultan’ı derdiyle baş başa bırak

Sormadan geçemem, etmişim merak

Nükhet’in, Nana’nın bayramı nasıl?



Mücahit, maddeye yapar akını

Devrimci, soygundan tutar yükünü

Biz toprağa verdik Hikmet Tekin’i

Kotil’in, Zana’nın bayramı nasıl?



Doğduğundan beri çamlar deviren

Ekranda iftira, yalan savuran

Salyası, ülkeyi göle çeviren

Boynuzlu dananın bayramı nasıl?

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BAYRAMLAR BAYRAM OLA -6 (7111 Hit)

Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi

Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

Evleriniz cennet kokusu gibi

Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Zindan “medrese”dir, gam yayla size

Farkı yok bin yılın bir ayla size

Melekler yukardan gıptayla size

Baksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Uygur, Kazak, Kırgız, Azerî’nizden

Gitmesin gardaşlık nazarınızdan

Zalimler, zulmünü üzerinizden

Çeksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Süleyman esir de, Simon neden hür?

Hiç durma dünyanın yüzüne tükür..

Müslümanın sesi münafıktan gür

Çıksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Serilsin gönüller döşek misali

Patlasın sevgiler fişek misali

Hakikat, durmadan, şimşek misali

Çaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Haksızlık almasın Hak’kın yerini

Aşsın boyunuzdan aşkın derini

Kimi gözyaşını, kimi terini

Döksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Kök bir, dallar ayrı ki, İslâm bir gül

Afganistan bir gül, Türkistan bir gül

Vahdet bahçesine her insan bir gül

Diksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Mağdurlar, mazlumlar ersin felaha

Vuslata varanlar varsın bir daha

İrfan tohumunu gece, sabaha

Eksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Kandır zalimlerin zulüm çiçeği

Öldürür cehalet, ölüm çiçeği

Gençler yakasına ilim çiçeği

Taksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Şehide toprağın hürmet-i aşkı

Anadan fazladır şefkat-i aşkı

Rab’bim yüreklere ülfeti, aşkı

Soksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Hazreti Resül’ün nurlu katına

Gitmek isteyenler binsin atına

Küfrün saltanatı yerin altına

Çöksün, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.



Ne makam, ne para, ne senet, ne çek...

“Kurtuluş İslâm’da” vallahi gerçek

Bu mübarek sevda bizleri tek tek

Yaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BEBEĞE ÇAĞRI (7251 Hit)

Soyguncu soysun da, vurguncu vursun

Sen ana karnında boşa durursun

Doksan günde çık gel dokuz ay dursun



Doğmaya gayret et, doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Üçkağıtçı düzen geçip gitmeden

Her ocakta üç- beş baykuş ötmeden

Çabuk ' Devlet malı deniz' bitmeden



Doğmaya gayret et, doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Makam armağandır, koltuk hediye

Muhkem ilamlar var ' rüşvet ye' diye

Ne diye beklersin söyle ne diye?



Doğmaya gayret et doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Göz kırpınca sıfırı çok sayılar

Zirveye tırmandı topal ayılar

Yağcı yeğen arar haydut dayılar



Doğmaya gayret et doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Artık banka soymak basit eğlence

Günde milyar hiçtir ' yurtsever genc' e(!)

Dünyaya duhül et, gel biraz önce



Doğmaya gayret et dogmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Tez çık, haram süt bul, beleş kundak bul

Yalancılık mübah, yüzsüzlük makbul

Hukuksal açıdan bir ' olanak' bul



Doğmaya gayret et doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek



Adi ekranlarda iğrenç yüzü gör

Halkı tiksindiren bir kof dizi gör

Önce onları gör, sonra bizi gör



Doğmaya gayret et doğmaya bebek

Sonra geç kalırsın yağmaya bebek

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BEBEĞE İHTAR (6734 Hit)

Geçmişte yağmanın hasat dönemi

Acele gel diye çağırdım seni

Şimdi iş değişti dur, dinle beni

Dokuz aylık yolu altmış ayda çek

Beş sene dolmadan doğma ha bebek.



Emmin, dayın annen, baban kereste

İşçi, memur, çiftçi, çoban kereste

Çarşı, pazar, yazı-yaban kereste

İnsanlar ya mertek, ya orta direk

Beş sene dolmadan doğma ha bebek.



Doğarsan üç günlük iş bulamazsın

Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın

Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın

Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek

Beş sene dolmadan doğma ha bebek.



Arı peteğinde ağulu bal var

Kaçıp kurtulmaya ne yön, ne yol var

Sıkıver dişini, annene yalvar

Buradan rahattır orda beklemek

Beş sene dolmadan doğma ha bebek.



Kurtlar sülük oldu, sıyrıldı posttan

Kaçan kurtuluyor, ahbaptan dosttan

Değişti bahçıvan, bozuldu bostan,

Hıyarlar acıdır, karpuzlar kelek

Beş sene dolmadan doğma ha bebek.



Vaziyet bambaşka vaziyet oldu

Yaşamak işkence, eziyet oldu

Dalkavukluk üstün meziyet oldu.

Sanatkârlar sansar, dâhiler şebek

Sözümü dinlersen hiç doğma bebek.

ABDURRAHİM KARAKOÇ







BEBEĞE SİTEM (4950 Hit)

"Aman gelme" dedim, bak geldin işte

Dünyaya meylin var, beşer’sin bebek

Bir bilsen dünyamız neyin nesidir

Ayırır ağzını işersin bebek.



Kimisi su katar içtiğin süte

Kimisi at sokar yediğin ete

Günahtan, hileden, haramdan öte

Zulmet kuyusuna düşersin bebek.



Yukarıya gitsen'köle'sayarlar

Aşağıya insen tefe koyarlar

Her saat bir başka renge boyarlar

Baktıkça sen sana şaşarsın bebek.



Önün bal-petekli, elin mühürlü

Omuzun kötekli, dilin mühürlü

Haftan ipotekli, yılın mühürlü

Aydan, günden mahrum yaşarsın bebek.



Sevgimiz rüşvettir seversek seni

Aldatmak içindir ne versek seni

Kalleş çağımızla eversek seni

Gerdeğe girmeden boşarsın bebek.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BENİ DE ÇAĞIR (13562 Hit)

Çileyi koklayıp gül niyetine,

Zindana girersen beni de çağır.

Sabrı, kanaatı bal niyetine

Ekmeğe dürersen beni de çağır.



Bazen iki dünya sığar içime,

Bazen iki güneş doğar içime.

Bazen gam yağmuru yağar içime

Sen beni ararsan, beni de çağır.



Dostların var ise divanelerden,

Göz yaşın aktıysa minarelerden.

Binlerce senelik viranelerden

Birşeyler sorarsan, beni de çağır



Ezelin ezelden öncesi vardı,

Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı.

Zaman yumağına bizi kim sardı?

Aklını yorarsan beni de çağır.



Dışarda göz yanar, içerde yürek,

Taahhüt ehline tahammül gerek.

Mazlum yarasına merhem diyerek

Göz yaşı sürersen beni de çağır.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BENZETTİLER (4951 Hit)

Yeni bir afyondur yenen her lokma

Biber avrupalı,tuz avrupalı.

Gülücükler sahte kirpikler takma

Dudak Avrupalı,göz Avrupalı.



Bebeklikte benliğini yitiren

Tepe tepe tepemizde oturan

Bizi çıkmazlara alıp götüren

Ayak Avrupalı,iz avrupalı.



Birisi diskoda içer kıvırır

Birisi kulüpte konken çevirir

Yapmasını bilmez ki yıkar devirir

Ana avrupalı,kız avrupalı.



Kalıba uydurdu uyduklarımız

Yazmakla bitmez ki duyduklarımız

Paris modasıdır giydiklerimiz

Astar avrupalı,yüz avrupalı



En mahrem yerlerin kalktı örtüsü

Beş santim tırnaktır ellerin süsü

Bütün bunlar medenilik ölçüsü

Cilve avrupalı naz avrupalı



İster sari deyin isterse ırsi,

Büyük revaç buldu makbulün tersi

Duyduğumuz 'okey,adiyös,mersi'

Ağız avrupalı söz avrupalı



Her gün karşımıza on zıpır çıkar

Bağırır,çağırır,devirir yıkar

Dinler kulağımız gözümüz bakar

Şarkı avrupalı,saz avrupalı.



Başımız ayıkmaz binlerce halttan

Örf,adet gemimiz delindi alttan

Analar Muğla'dan Van'dan Tokat'tan

Bebek avrupalı bez avrupalı



Sahnede ekranda hıyar dinleriz

Deliye,densize uyar dinleriz

Saçma çığlıkları duyar dinleriz

Şarkı avrupalı saz avrupalı



Herkes soyunuyor açılmıyor ki

Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki

Müslüman gavurdan seçilmiyor ki

Şekil avrupalı,poz avrupalı



Türklük bu mu desem bu diyecekler

Şampanyayı sorsam su diyecekler

Bir gün kökümüze hu diyecekler

Kabuk avrupalı,öz avrupalı.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BEŞİNCİ MEVSİM (9002 Hit)

Düştü can evime dördüncü cemre

Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.

Dörtyüz seksenbeş gün çekti bir sene

Onaltıncı aya takvimsiz girdim.



Aynalara baktım korku gösterdi

Saatler her sabah kırkı gösterdi

Namlular, nişanlar Türk'ü gösterdi

Hayatım boyunca hedefte durdum.



Gül sundum yediler, koklamadılar

Armağan can verdim saklamadılar

Gittim... gelir diye beklemediler

Kaybolan gölgemi yollara sordum.



Getirdim yanıma ay'ı bir karış

Ölçtüm ki dağların boyu bir karış

Şehiri bir adım, köyü bir karış

Damlada denizdir en küçük derdim.



Savurdum, eledim, seçtim zamanı

Yaprak, yaprak tel tel açtım zamanı

Haftada üç asır geçtim zamanı

Nerye gittimse zamansız vardım.



Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim

Yazık, kuklalara sığmadı sesim

Yaşadığım şimdi beşinci mevsim

Çağın çilesini sırtıma sardım

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BİR GÜZEL ÜLKÜ (6576 Hit)

Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.

Ezelden ebede müjde taşıyan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Yesi'deki kutsal aşkın mayası

Malazgirt'te Alparslan'ın rüyası

Söğütteki has kilimin boyası

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Yunuslayın 'Et-kemiğe bürünen'

Selim ruhta Yavuz serdar görünen

Şems misali cümle kirden arınan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bedenlerde Koç Köroğlu yüreği

Debreştikçe yakın eyler ırağı

İman kalesinin bayrak direği

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Riya duygusuyla dolup taşmamış

İlimden, irfandan uzaklaşmamış

Benlik çamuruna ayak basmamış

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Dedem Korkut töresiyle töreli

Edep, ahlâk, sevgi, saygı sıralı

Kırk yıl önce.. aklım erdi ereli

Bir güzel ülküdür günül verdiğim.



Her kapıda bir hesaba girmeyen

İnancından zerre taviz vermeyen

Dost alnına kara leke sürmeyen

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Mazlumun yoldaşı, zalimin hasmı

Kendine put yapmaz heykeli, resmi

Hak'tır, adalettir, rahmettir ismi

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bu ülkü candadır, sokakta yatmaz

Güneştir.. bir doğdu, bir daha batmaz

Menfaat uğruna kimseyi satmaz

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Şiddeti, kavgası, kanı olmayan

İçinde öfkesi, kini olmayan

Sonsuza uzanan, sonu olmayan

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Bedir’den Bizans’a akıp gelen o

Küfür setlerini yıkıp gelen o

İlâhî kaynaktan çıkıp gelen o

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Sinan'da estetik, Itrî'de ahenk

Sebillerde hayat, kubbelerde renk

Mevlânâ'da ilim, Barbaros'ta cenk

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Nizâm-ı Âlem'dir Hak'kın sözü bu

Söylediğim cümle sözün özü bu

Tek damlada umman eyler bizi bu

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Ülkü demek makam, mevki, taç değil,

Ülkü demek totem, sembol, haç değil

Kul icadı kof ilkeler hiç değil,

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Taze filiz vermiş Edebali’yle

Çiçeklenmiş Hacı Bayram Veli’yle

Ulubatlı Hasan’daki hâliyle

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Şehitlerin kanlarıyla ıslanan

Destan olup mavera’dan seslenen

Atıf'larla Said'lerle beslenen

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Türk'e ihsan olmuş “Kavm-i Necip”lik

Boş hayâldir bu şerefe rakiplik

Hayatlar gergeftir, ameller iplik

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.



Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile

Postaladım gönül denen zarf ile

Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile,

Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.

ABDURRAHİM KARAKOÇ







BİR YERDEN HER YERE MEKTUP (4589 Hit)

Sormayınız, görmeyiniz canlarım

Hakkınızı yiyip yutan burada

Dinlisini,dinsizini dinlerim

Besmeleye yalan katan burada.



Sofralara viski havyar dizilir

Fiatınız peçeteye yazılır

Sırtınızdan günde dört post yüzülür

Sizi soyup,sizi satan burada



Simsar siyasetçi,doktor,avukat

İnsan avlıyorlar her gün her saat

Hızlı köşe dönmek en üstün sanat

Kan gölünde balık tutan burada.



Ortada kol gezerken kıtlıklar,yoklar

Burda betonlarla delinir gökler

Kontlar,şansölyeler,baronlar,dükler

Kirli yağan,eğri biten burada.



Yürekler acısı bir garip alem

Rüşvetsiz imzaya yanaşmaz kalem

Pop müzik,şampanya.marlboro,salem

Gece gündüz keyif çatan burada



Kız,kadın pazarı sokağı,yurdu

Homoseksüeller çığlaşan ordu

Ne ahlak kaygusu ne namus derdi

Hızlı doğan erken öten burada.



Yazık..siz beğenir,siz seçersiniz

En çürük köprüden siz geçersiniz

Bilirim her zaman çar naçarsınız

Kör-kütük,zil-zurna yatan burada.



Hal gidiş bu minval bu vaziyette

Sabun işkencede,su eziyette

Rağbet ne ilimde ne meziyette

Aydınlığa çamur atan burada



Doğan bebek dost yemeye zorlanır

Düşündükçe içim dışım korlanır

Evlat sahiplenir ana horlanır

Ana vatan yavru vatan burada.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BİRAZ DA KİTAPLAR SENİ OKUSUN (6234 Hit)

Canlı bir kitapsın, yazarı Mevla

Açık dur, kitaplar seni okusun

Yüzünde şavklansın nazarı Mevla

Eğilsin mehtaplar seni okusun



Kasırga ol, döne döne zikir et

Her nefese on bin misli şükür et

Şüphe burgacında Hakk'ı fikir et

Uyansın girdaplar seni okusun



Erisin geceler gündüze gel ki

Kalmasın tek engel bir düze gel ki

Secdede Rabbin'le yüzyüze gel ki

Minberler, mihraplar seni okusun



Ezelin, ebedin şifresi sende

Menfinin, müsbetin şifresi sende

Çözülsen de olur, çözülmesen de

Sorular, cevaplar seni okusun



Aşktan, estetikten, ahenkten yana

Şiir, resim, müzik imrensin sana

Camiler, sebiler gelsin lisana

Hayırlar, sevaplar seni okusun



Bedenin coğrafya, tarihtir dünün

Ayrı ayrı sayfa saatin, günün

Dört kapısı açık dursun gönlünün

Alimler, erbaplar seni okusun



Nefret boşta kalsın, aşk ile dol da

Işık, kılavuz ol gittiğin yolda

Kur'an'dan feyz alana bir mektup ol da

Yazdığın kitaplar seni okusun

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BİRLİK (3453 Hit)

Bilmeyen öğrensin, duymayan duysun!

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.

Bölücü sapıklar aklına koysun

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Dünün insan yiyen kanlı çarkı yok!

Yüzlerde gam, gönüllerde korku yok...

Çerkezi yok, Kürdü yoktur, Türkü yok...

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Allah bir, vatan bir, bayrak bir beden

Yanlış yola sapmayalım bilmeden!

Doğu, batı diye ayırmak neden?

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Yırtılıp atılmaz tarih sepete!

Birlik oldu camide ve cephede;

Kore'de, Kıbrıs'ta, Kocatepe'de

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Nineler, dedeler, masum bebekler,

Bizlerden Huzurlu Türkiye bekler;

Tutuşsun el- ele kızlar erkekler:

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Kalacak adımız, kaldığı gibi,

Aleme velvele saldığı gibi

Tıpkı Sakarya'da olduğu gibi

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.



Ne zulmü severiz, ne kinimiz var!

Hayrı emreyleyen hak dinimiz var;

Dağlar, çağlar boyu yeminimiz var:

Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BİTMEZ BİR GARİP HİKAYE (5562 Hit)

Otuz yaz otuz kış aynı durakta

Bekle babam bekle can mı dayanır.

Kara yalanları beyaz kundakta

Sakla babam sakla can mı dayanır.



Her yanımız gurbet...hani ya sıla

Ömür bitmez çile ölüm fasıla

Günleri aylara ayları yıla

Ekle babam ekle can mı dayanır.



Çare say,çanak tut çağ zilletine

Sarmaz mı umutlar,sarpa çetine

Katır tırnağını gül niyetine

Kokla babam kokla can mı dayanır.



Nimetler kurnaza ülkü mazluma

Cehennem ettiler mülkü mazluma

Aldatıp her çeşit mülkü mazluma

Yükle babam yükle can mı dayanır.



Bedavacı çomak soksun davana

Arı çıksın sinek girsin kovana

Giden kussun gelen kussun divana

Pakla babam pakla can mı dayanır.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






BULDUKTAN SONRA ARAMA (3948 Hit)

Omuzumda sevda yükü

Yollarda Seni aradım.

Beste beste, türkü türkü

Tellerde Seni aradım.



Girdim yeşilden sarıya

Sordum ölüye, diriye

Çiçeği verdim arıya

Ballarda Seni aradım.



Aşk yalımı girdi cana

Gönlüm döndü gülistana

Gece-gündüz yana yana

Küllerde Seni aradım.



Yorulup demedim, yeter

Hasretin gözümde tüter

Keremden, Mecnundan beter

Çöllerde Seni aradım.



Bahçem çiçek, bağım gazel

Birleşir ebedle, ezel

Ayırmadım çirkin, güzel

Kullarda Seni aradım.



Ulaşmak için rahmete

Katlandım binbir zahmete

Karışıp söze, sohbete

Dillerde Seni aradım.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






DAĞLARA DENİZ EKTİM (3724 Hit)

Uykuları yatağıma bağladım

Geceleri delip çıktım dağlara

Ormanların kakülünü taradım

Bulutlardan gömlek diktim dağlara



Ağaran şafakta gördüm yarını

Tuttum nakış nakış ördüm yarını

Yağmur damlasına sardım yarını

Dalga dalga deniz ektim dağlara



Kartal kanadıyla biçtim gökleri

Duru pınarlardan içtim gökleri

Ya Allah diyerek açtım gökleri

Demet demet ışık döktüm dağlara



Hayal var ki hakikatten evladır

Çile var ki çok nimetten evladır

Sabır, şükür her ziynetten evladır

Üçüncü gözümle baktım dağlara

ABDURRAHİM KARAKOÇ






GENELGE (2449 Hit)

Dar zamanda düşmanların altına

At olanlar safımıza gelmesin

Garibanın, fukaranın sırtına

Bit olanlar safımıza gelmesin



Ağırlık, irilik ölçüsün bırak;

Tartıya vurulmaz beyinle, yürek.

Bu ülkede iman gerek, ruh gerek;

Et olanlar safımıza gelmesin.



Öte dursun işkembeden atanı

Lazım değil kaçan ile yatanı

Menfaate rüşvet verip vatanı

Fit olanlar safımıza gelmesin



Sapıklar her yerde atsa da çamur;

Gerçek mayasına kuvuştu hamur;

Adam istiyoruz dört başı mamur!

İt olanlar safımıza gelmesin



Gönül bahçesinde korku gezeni

Asla kabul etmez ülkü düzeni

Sevdası, sabırı, aklı, izanı

Kıt olanlar safımıza gelmesin



Biz zulüm ayında güneş çağıyız;

Hira'dan feyzalan Tanrıdağ'ıyız!

Biz meyve bahçesi, üzüm bağıyız,

Ot olanlar safımıza gelmesin



Parolamız her zamanda, her yerde;

Ölmek var da baş eğmek yok namerde

Bu imana, bu ülkeye bu derde

Yad olanlar safımıza gelmesin.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






GİDE GİDE (3137 Hit)

Gösterir gün gibi, düşüncelerin,

Derinden derine âşıksın gönül.

Çıkla kadın desem yalan söylerim;

Sen başka birine âşıksın gönül.



Kırılmış telleri sevda sazının;

Eşi yok sendeki ince sızının;

Tarlada çift süren köylü kızının,

Topraklı terine âşıksın gönül.



Maraş’, Muğla’ya, Kırklareli’ne,

Yiğit Köroğlu’nun Çamlıbel’ine,

Kars’ın yaylasına, Van’ın gölüne,

Ağrı’nın karına âşıksın gönül.



Baharın bulutu, seherin yeli,

Sarı seller gibi coşturur seni.

Varsın bilmeyenler desinler “deli”

Bugünden yarına âşıksın gönül.



Yüksekten dökülen suyun sesine,

Kekik kokusuna, çam gölgesine,

Renklerden sütbeyaz, koyu yeşile,

Toprağın moruna âşıksın gönül.



Yiğitin, sözünden dönmeyenine,

Ateşin yıllarca sönmeyenine,

Silahın omuzdan inmeyenine,

Atın gök kırına âşıksın gönül.



İyinin iyisi, güzelin hası..

Susamış yolcuya su veren tası,

Edibin kalemi, ressam fırçası..

Şairin şi’rine âşıksın gönül.



Değildir bu sevgi akıl erecek

Her duyan bir başka mânâ verecek

Şaşırmış yolcuya yol gösterecek

Hakikat nuruna âşıksın gönül.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






GÖLGE OYUNU... (2273 Hit)

Ben avcı olurum, o ceylan olur

Kovalar dururum kendi gölgemi.

Umut toprak olur, dert zaman olur

İp takar sürürüm kendi gölgemi.



Her kuşluk vaktine, her ikindiye

Bölerim gölgemi üçe, ikiye

Eli boş bebekler oynasın diye

Armağan veririm kendi gölgemi.



Gölgemde bir değil bin yara kanar

Gölgeme değerse gölgeler yanar

Geceleri gölgem yollarda donar

Kar gibi kürürüm kendi gölgemi.



Soyunur aynalar ışıktan, renkten

Bazen akşamüstü, bazen çok erken

Kuşlar gökten yuvasına dönerken

Güneşte görürüm kendi gölgemi.



Sevgi, dağ zirvesi; kin, dipsiz kuyu

Karıştan kısadır hayatın boyu

Kirletirse şayet toprağı, suyu

Göğsünden vururum kendi gölgemi

ABDURRAHİM KARAKOÇ






GÖLGE OYUNU... (2273 Hit)

Ben avcı olurum, o ceylan olur

Kovalar dururum kendi gölgemi.

Umut toprak olur, dert zaman olur

İp takar sürürüm kendi gölgemi.



Her kuşluk vaktine, her ikindiye

Bölerim gölgemi üçe, ikiye

Eli boş bebekler oynasın diye

Armağan veririm kendi gölgemi.



Gölgemde bir değil bin yara kanar

Gölgeme değerse gölgeler yanar

Geceleri gölgem yollarda donar

Kar gibi kürürüm kendi gölgemi.



Soyunur aynalar ışıktan, renkten

Bazen akşamüstü, bazen çok erken

Kuşlar gökten yuvasına dönerken

Güneşte görürüm kendi gölgemi.



Sevgi, dağ zirvesi; kin, dipsiz kuyu

Karıştan kısadır hayatın boyu

Kirletirse şayet toprağı, suyu

Göğsünden vururum kendi gölgemi

ABDURRAHİM KARAKOÇ





HAKİM BEĞ (8393 Hit)

Gene tehir etme üç ay öteye,

Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ.

Otuz yıl da babam düştü ardına;

Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ.



Kırk yıl önce; yani babam ölünce,

Kadılıklar hâkimliğe dönünce,

Mirasçılar tarla, takım bölünce,

İrezillik beni buldu hâkim beğ.



Yaşım yetmiş iki, usandım gel-git;

Bini buldu burda yediğim zılgıt.

Eğer diyeceksen: 'bana ne, öl git!'

Oğlumun bir oğlu oldu hâkim beğ.



Sekiz evlek tarla, bir geverlik su,

Yüz yılda höküme bağlanmaz mı bu?

Kazanmasam da hu, kazansam da hu!

Canım ta burnuma geldi hâkim beğ.



Keşife-meşife, damgaya, harc'a

Kanımız kurudu harca da, harca..

Sayenizde avukatlar yıllarca,

Fakiri yoldu da yoldu hâkim beğ.



Mübaşir itekler, kâtip zavırlar;

Değişti bizde de göya devirler.

Yüz yıl önce adam yiyen gâvurlar,

Tapucuyu aya saldı hâkim beğ.



Kabahat sizde mi, kanunlarda mı?

Şaşırdım billâhi yolu yordamı..

Kızma sözlerime alam kadanı,

Sıkıntıdan içim doldu hâkim beğ.



Mülkün temeliydi adalet hani?...

Bizim hak temelde saklı mı yani?

Çıkartıp ta versen kim olur mâni?

Yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ?!



Hem davacı pişman, hem de davalı..

Bu yolda tükettik çulu, çuvalı.

Sabret makamından çalma kavalı,

Sürüler ekine daldı hâkim beğ.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






HASANA MEKTUP (6893 Hit)

Çok oku, çok düşün, çok şeyler anla,

Aha bu mektubu alınca Hasan.

Manalar iplikten incedir amma,

Kelimeler biraz kalınca Hasan.



Gene ağzımızı açmıyor bıçak,

Huzur size ömür..... Dert salkım saçak.

Oyuna kalkıyor yüzlerce köçek,

Batıdan bir hava çalınca Hasan.



Kök saldı bahçede ayrık otları,

Yemler pay edildi, sattık atları.

Biz kovalım derken baştan bitleri,

Sülükler yapıştı, kulunca Hasan.



Süt dolu güğümü çalarız taşa,

Kutsal görevimiz 'Sağol çok yaşa !'

Mülkte hakikati aramak boşa,

Tüm suçlular güçlü olunca Hasan.



Derisini yüzdük demokrasinin,

İşi iştir imtiyazlı asinin.

Hakikatte vahşi, sözde 'vasinin'

Dörtnala gidilir yolunca Hasan.



Canım Hürriyeti koydunsa ara,

Ekmek yalınayak kaçtı dağlara.

Çevremize küsmüş kardeşlik var ya,

Haber ver, izini bulunca Hasan.



Soysuzlar taş atar mukaddesata

Karşı duramazsak bizdedir hata.

Tahammül teşviktir, böyle hayata,

Öl..İnsan küçülmez ölünce Hasan.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






HATIRLATMA (3451 Hit)

Mektup derken şiir oldu bak gene

Darılırsan ben ölürüm, unutma...

Taze sarmaşığım, hoyrat bedene...

Sarılırsan ben ölürüm, unutma...



Bir gün güneş olur göle doğarsın

Bir gün yağmur olur yola yağarsın

Bir gün çiçeklerden koku sağarsın

Yorulursan ben ölürüm, unutma...



Kılıç ağzı yoldur, ok ucu meydan

Dikkat et; sen benim canımsın ey can! .

Koyakta kekliksin, kayada ceylan

Vurulursan ben ölürüm, unutma...



“Aşk” denince aklı bırak, deli ol! .

Işık ışık gökten inen dolu ol

Boz-bulanık akan yağmur seli ol

Durulursan ben ölürüm, unutma...



Dinlemek zor, anlamak zor yâr beni

Göreceksen dertte, gamda gör beni

Gönül toprağıma yaptım türbeni

Dirilirsen ben ölürüm, unutma..

ABDURRAHİM KARAKOÇ






HEPSİ BİZİM KESEMİZDEN (2008 Hit)

Müdür, bakana yağ yakar;

Tel parası kesemizden.

Teri bile şipir kokar;

Gül parası kesemizden.



Kahvaltısı kaymakla bal,

Sepet sepet muz, portakal...

Viski içer, yüzü al al;

Yal parası kesemizden.



Hanım berberde kırıtır;

Kızı terzide sırıtır;

Her gün bir makam donatır;

Çul parası kesemizden.



Fakir gelir ters ters süzer;

Torpilliye fıstık ezer;

Metresine mektup yazar,

Pul parası kesemizden.



İskoç giyer, Salem içer;

Sekreterle dalga geçer;

Sık sık yolluk alır uçar,

Yol parası kesemizden.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






İKİNİN BİRİ (3371 Hit)

Can özünden besmeleyi çekende

Dil yanmazsa ben yanarım sultanım

Hak uğruna bir sefere çıkanda

Yol yanmazsa ben yanarım sultanım



Arzuhalim ulaşırsa divana

Korkarım ki taban değer tavana

Çiçeğimden zerre girse kovana

Bal yanmazsa ben yanarım sultanım



Göz utanır gönül dostu görünce

Can tutuşur candan selam gelince

Bülbül olup bir bahçeye girince

Gül yanmazsa ben yanarım sultanım



Aşıklık içimde doğduğu zaman

Taş yanar göz yaşım yağdığı zaman

Mızrabım sazıma değdiği zaman

Tel yanmazsa ben yanarım sultanım



Üzülmedim erkenine geçine

Akıl yordum herşeyine hiçine

Söküp yüreğimi atsam içine

Göl yanmazsa ben yanarım sultanım



Alev alev ruhta, canda bu ateş

Bakmakla görülmez bende bu ateş

Bırakılsa hangi günde bu ateş

Yıl yanmazsa ben yanarım sultanım



Dosta mektup yazma vakti gelirse

Yazar postalarım kısmet olursa

Mektubumun mahiyetin bilirse

Pul yanmazsa ben yanarım sultanım

ABDURRAHİM KARAKOÇ






İNCİTME (4543 Hit)

Gölgesinde otur amma

Yaprak senden incinmesin.

Temizlen de gir mezara

Toprak senden incinmesin.



Yollar uzun, yollar ince

Yol kısalır aşk gelince

Yat kurban ol İsmail’ce

Bıçak senden incinmesin.



Burdayım de ararlarsa

Doğru söyle sorarlarsa

Tabutuna sararlarsa

Bayrak senden incinmesin.



İl göçsün göçtüğün vakit

Yol yansın geçtiğin vakit

Suyundan içtiğin vakit

Irmak senden incinmesin.



Toz konmasın sakın sana

Hakkı geçer halkın sana

Gücenmesin yakın sana

Uzak senden incinmesin.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






İNSANLARIN DRAMI (2559 Hit)

Hilkatten bugüne her ne çektiyse

Zekası kıtlardan çekti insanlık

Hazar zamanıysa, sefer vaktiyse

'Gel'lerden, 'git'lerden çekti insanlık



Putçular put dikip dünyalar vurdu

Tezahürat arttı, tefekkür durdu

Firavun emretti, Nemrut buyurdu

Yürüyen putlardan çekti insanlık



Küfür gemisinde hep kürek çeken

Etrafa iftira tohumu eken

Kula kulluk için yarışa ÇIKAN

Tasmalı itlerdan çekti insanlık



Aferine göbek atan, oy atan

Hatasını sevap diye dayatan

Masum gönüllere girip boy atan

Zararlı otlardan çekti insanlık



Gün geçmedi üç-beş Nemrut türedi

Kötü günler kötülere yaradı

Yitirenler yanlış yerde aradı

Hit'lerden, bitlerdan çekti insanlık

ABDURRAHİM KARAKOÇ






İTİRAF (11255 Hit)

Sevgiliden sevgiliye hediye,

Ayva gider, elma gider, nar gider.

Sevenin yüreği bir renkli mevsim;

Yağmur gider, rüzgar gider, kar gider.



Işıklı saçların dökmüş beline,

Bağladım gönlümü her bir teline,

Ana, bir ben değil bu aşk yoluna,

Topal gider, sağır gider, kör gider



Fakir, zengin, yiğit, akıllı, deli...

Bunların hepsi de sever güzeli,

Baba, bu çığırdan ezel ezeli,

Hasta gider, esir gider, hür gider.



Sarıldım boynuna, öptüm yüzünden;

Sevdim, ayrılamam kara gözlümden,

Ah! Gardaş neyleyim gönül izinden,

Herkes gitmiş, ben giderim, yar gider.



Karakoç'um düşmüş gönül derdine;

Can adaktır güzellerin merdine,

Hey arkadaş, bu sevdanın ardına

Şahlar bile tahtı, tacı kor gider.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






KIRKINCI YIL HESABI (2650 Hit)

Uykuları harman ettim, savurdum

Bir mübarek düş aradım kırk sene.

Ne usandım, ne yoruldum, ne durdum

İçi doğru dış aradım kırk sene.



Çıktım dağ boş, indim baktım ova boş

Toprak garip, su tedirgin, hava boş

Nere gitsem dallar kırık, yuva boş

Yumurtada kuş aradım kırk sene.



Aşk yükünü indirince arkamdan

Doğmadık bebekler tuttu yakamdan

Hesap-kitap ettim kaçtım rakamdan

On yitirdim, beş aradım kırk sene.



Binalar yükselir: Gözyaşı, kin, kan...

Koymuşlar adını “uygarlık, ümran”!

Yükseklerde, midelerdir hükümran

Alçaklarda, baş aradım kırk sene.



Gönül penceremi dünyaya açtım

Baktım manzaraya, ben benden geçtim...

Ucuzdan tiksindim, kolaydan kaçtım

Belâsı çok iş aradım kırk sene...



Birbirinden çürük çıktı seneler

Öz yiğidi az doğurdu analar

Hayâl oldu gönlümdeki binalar

Temel için taş aradım kırk sene.



Adı “devrim” oldu avrat soyarak

Denge kurdu toklar açı yiyerek

Aptallara ibret olsun diyerek

Solucanda diş aradım kırk sene.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






MAYA (2676 Hit)

“Sılaya dön” diye mektubun geldi;

Sılayı sılada yitirdim anam.

Biten takvimlere sattım gençliği,

Uykuyu rüyada yitirdim anam.



Özü bulmak için indim derine;

Geç değdi ellerim dost ellerine.

Salınca gönlümü mahşer yerine,

Dünyayı dünyada yitirdim anam.



Öteyi ötede, burayı burda,

Güneşin nurunu bir başka nurda,

İsa’yı çarmıhta, Musa’yı Tur’da,

Adem’i Havva’da yitirdim anam.



Kapattım kapımı “of” ile ah’a,

Açtım penceremi sonsuz sabaha..

Ağrımı, sızımı sorma bir daha,

Onları orada yitirdim anam.



Bu hiç, o herşeyden verince müjde,

Silindi hayâller kalmadı gözde.

Aşkım çiçek açtı yandığım közde,

Aklımı, sevdada yitirdim anam.



Ölçtüm ve düşündüm inceden ince;

Sıyrıldı kılıftan “son” ile “önce”

Mânâlar zihnimde şekillenince,

Ben beni aynada yitirdim anam.



Önce kökü dalda, dalı çiçekte;

Çiçeği meyvede, meyveyi renkte;

Var olan herşeyi bir çekirdekte,

Onu da MEVLÂ’da yitirdim anam.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






MİHRİBAN (51757 Hit)

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamıştın,çözülmüyor mihriban

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor mihriban



Yar,deyince kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor

Lambada titreyen alev üşüyor

Aşk kağıda yazılmıyor mihriban



Önce naz sonra söz ve sonra hile

Sevilen seveni düşürür dile

Seneler asırlar değişse bile

Eski töre bozulmuyor mihriban



Tabiplerde ilaç yoktur yarama

Aşk değince ötesini arama

Her nesnenin bir bitimi var ama

Aşka hudut cizilmiyor mihriban



Boşa bağlanmış bülbül gülüne

Kar koysan köz olur aşkın külüne

Şaştım karabahtım tahammülüne

Taşa çalsam ezilmiyor mihriban



Tarife sığmıyor aşkın anlamı

Ancak çeken bilir bu derdi gamı

Bir kördüğüm baştan sona tamamı

Çözemedim çözülmüyor mihriban

ABDURRAHİM KARAKOÇ






MİHRİBAN ( UNUTURSUN) (15854 Hit)

“Unutmak kolay mı? ” deme,

Unutursun Mihriban’ım.

Oğlun, kızın olsun hele

Unutursun Mihriban’ım.



Zaman erir kelep kelep..

Meyve dalında kalmaz hep.

Unutturur birçok sebep,

Unutursun Mihriban’ım.



Yıllar sinene yaslanır;

Hâtıraların paslanır.

Bu deli gönlün uslanır...

Unutursun Mihriban’ım.



Süt emerdin gündüz-gece

Unuttun ya, büyüyünce...

Ha işte tıpkı öylece

Unutursun Mihriban’ım.



Gün geçer, azalır sevgi;

Değişir herşeyin rengi

Bugün değil, yarın belki

Unutursun Mihriban’ım.



Düzen böyle bu gemide;

Eskiler yiter yenide.

Beni değil, sen seni de

Unutursun Mihriban’ım.

ABDURRAHİM KARAKOÇ






NÖBETÇİNİN VUKUATI (2419 Hit)

Yüzbaşım, garajda nöbet tutarken

Hatırıma sıla düştü bu gece

Güngören'in horozları öterken

Gönül kalktı yola düştü bu gece



İçinde dışında yoktur yalanı

Anlatayım dur başıma geleni

Bir yar için düşüncemin olanı

Sapanca'da göle düştü bu gece



Bozhöyük'e vardım Güllü kadına

Fal açtırdım Ülker'imin adına

Gelin olmuş bak şu işin tadına

Bizim kısmet ele düştü bu gece



Kırk yıl geçse unutamam bu günü

Olmuş bitmiş sevdiğimin düğünü

Hep çözülmüş sırrımızın düğümü

Maceramız dile düştü bu gece



Kalbime ateşten vurdular yama

Perişan bir halde döndüm kıtama

Karakoç bildiğin KARAKOÇ ama,

Bilmediğin hale düştü bu gece

ABDURRAHİM KARAKOÇ







Her uçuşta çiçeklere

“Birdir gönlüm dilim” dermiş

Her güzel şeyin kimyası

“Birlik,dirlik,ilim” dermiş


Bin tohum eker bir dağa

Yayılır ovaya, bağa

Çiçek süs olur toprağa

Mevla görsün kulum dermiş


O ne uyur nede yatar

Çok çalışır, çok iş tutar

Servetine servet katar

Yağma olsun malım dermiş


O ezel ayarlı sazdır

Türkü söylet şiir yazdır

Şafakta uçan niyazdır

Hakka çıkar yolum dermiş.


O çiçekler neşvesidir.

Öz muhabbetin sesidir.

Sütü bir aşk ülkesidir.

En basit şey balım dermiş.


Mumda yanar, balda akar

Damladan deryaya bakar

Her çiçek bir çeşit kokar

En güzeli gülüm dermiş


Arı sütü, çiçek tozu

Baldır mumun gerçek özü

Bin parçadır arı gözü

Ama birdir dilim dermiş












BU VATAN KİMİN (16459 Hit)

Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.

Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutta gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.

Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.

İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.

Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir.

Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.

Orhan Şaik Gökyay



















































Abdurrahim Karakoç


Email: yoldas22@hotmail.com